Hedef Belirleme: Hayal Kurmak mı, Yol Haritası Çıkarmak mı?
Hedef belirlemek, istediğimiz yere ulaşabilmek için önemli bir adımdır. Peki bunu doğru şekilde nasıl yapmalıyız?
Çoklu Zekâ Kuramı, bireylerin tek bir zekâ alanıyla sınırlı olmadığını; farklı alanlarda farklı güçlü yönlere sahip olabileceğini savunur. Bu yaklaşım, kişinin güçlü olduğu alanları fark ederek kendisine daha uygun öğrenme yöntemlerini keşfetmesine yardımcı olabilir.
Biliriz ki her birey birbirinden farklıdır. Nasıl herkesin parmak izi birbirinden farklıysa öğrenme ve algılama şekli de kişiye özeldir. Aynı ebeveyne sahip olup aynı ortamda büyüyen iki bireyden biri mühendis olurken diğeri yazar olabilir.
Öğrenmenin de tek bir doğrusu yoktur. Bazı bireyler dinlediklerini kolayca kavrarken bazıları görsellerle daha iyi öğrenir. Kimi sayılarla rahatken kimi kelimelerle, kimi de insan ilişkilerinde kendini daha güçlü gösterebilir.
Peki, bu farklılıklar bize ne anlatır?
Burada Howard Gardner’ın Çoklu Zekâ Kuramı devreye girer. Bu kuram, zekânın yalnızca tek bir alandan oluşmadığını ve bireylerin farklı alanlarda güçlü yanlara sahip olabileceğini savunur.
Çoklu Zekâ Kuramı, Amerikalı gelişim psikoloğu Howard Gardner tarafından ortaya atılmıştır. Gardner, 1983 yılında yayımladığı Frames of Mind: The Theory of Multiple Intelligences adlı kitabında zekâya farklı bir bakış açısı getirmiştir.
O dönemde zekâ denildiğinde daha çok IQ testleri, matematiksel beceriler ve sözel yetenekler ön plana çıkıyordu. Gardner ise insan zekâsının yalnızca bu alanlarla sınırlandırılamayacağını savundu. Ona göre bir kişinin matematikte ya da sözel bir alanda zorlanması, onun daha az zeki olduğu anlamına gelmez. Çünkü aynı kişi müzikte, insan ilişkilerinde, görsel düşünmede ya da başka bir alanda güçlü olabilir.
Gardner bu düşünceden yola çıkarak zekâyı farklı alanlarda ele aldı ve Çoklu Zekâ Kuramı’nı geliştirdi.
Sözel zekâ; kelimeleri kullanma, konuşma, okuma, yazma ve kendini ifade etme becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler hikâye anlatmayı sever, kitap okumaya ilgi duyar. Yeni kelimeleri daha kolay öğrenmeye meyillidir. Yazılı veya sözlü anlatımda kendini daha rahat ifade edebilir.
Şiir yazmak, hikâye oluşturmak, kelime oyunları oynamak veya bir konu üzerine tartışmak, sözel zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği ve daha kolay öğrenebildiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken kendi cümleleriyle not çıkarmak, öğrendiği bir konuyu başka birine anlatmak veya yazarak tekrar yapmak da bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
Mantıksal-matematiksel zekâ; problem çözme, neden-sonuç ilişkileri kurma, sayılarla çalışma ve mantık yürütme becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler problem ve bulmaca çözmeyi sever. Sayılar ve örüntüler arasındaki bağlantılara meraklıdır ve bu bağlantıları daha kolay fark etmeye meyillidirler.
Olayların nedenlerini sorgulamaya meyilli olabilir, karşılaştıkları bir problemi parçalara ayırarak çözüm üretmekten hoşlanabilirler.
Problem çözme etkinlikleri, strateji oyunları, bulmacalar, deneyler ve sınıflandırma çalışmaları mantıksal-matematiksel zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken bilgileri gruplandırmak, konular arasında neden-sonuç ilişkileri kurmak ve öğrendiklerini belli bir düzene göre sınıflandırmak bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyen unsurlardır.
Görsel-uzamsal zekâ; şekilleri, renkleri, görselleri ve mekânsal ilişkileri algılama ve zihinde canlandırma becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler resim ve görsellerle ilgilenmeyi sever. Harita, şema ve grafikleri daha kolay anlamaya meyilli olmakla birlikte bir nesneyi veya ortamı zihinlerinde canlandırabilir. Görsel ayrıntıları daha kolay fark edebilirler.
Resim çizmek, tasarım yapmak, yapbozlarla ilgilenmek ve görsel materyaller kullanmak görsel-uzamsal zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken zihin haritaları oluşturmak, konuları şemalarla göstermek, renklerden yararlanmak veya öğrendiklerini görselleştirmek de bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
Bedensel-kinestetik zekâ; bedeni etkili kullanma, hareket etme ve yaparak öğrenme becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler hareket etmeyi ve uygulamalı etkinliklerle öğrenmeyi sever. Bir şeyi yalnızca dinlemek veya okumak yerine deneyerek öğrenmeye daha meyillidirler.
Spor, dans, drama veya el becerisi gerektiren çalışmalarda kendilerini daha rahat gösterebilirler.
Drama, canlandırma, deney, spor ve hareket içeren oyunlar bedensel-kinestetik zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken öğrendiklerini canlandırmak, uygulama yapmak veya öğrenme sürecine hareket katmak da bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
Müziksel-ritmik zekâ; sesleri, ritimleri ve melodileri algılama, ayırt etme ve kullanma becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler müzik dinlemeyi sever. Melodileri ve ritimleri daha kolay hatırlamaya meyillidir. Seslerdeki farklılıkları fark edebilir, ritim tutmaktan veya müzikle ilgilenmekten keyif alabilirler.
Şarkı söylemek, bir enstrüman çalmak, ritim tutmak ve müzikle yapılan etkinlikler müziksel-ritmik zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken bilgileri ritimlerle tekrar etmek, şarkılardan yararlanmak veya öğrenilen bilgileri bir melodiyle eşleştirmek de bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
Sosyal-kişilerarası zekâ; diğer insanları anlama, iletişim kurma, birlikte hareket etme ve kişiler arası ilişkileri yönetme becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler insanlarla iletişim kurmayı ve grup içinde yer almayı severler. Başkalarının duygu ve düşüncelerini merak eder ve anlamaya daha yatkın olabilirler.
Grup çalışmalarında ve sosyal ortamlarda kendilerini daha rahat ifade edebilir ve birlikte çalışmaktan keyif alabilirler.
Grup çalışmaları, takım oyunları, tartışmalar ve ortak projeler sosyal zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken bir arkadaşıyla birlikte tekrar yapmak, öğrendiği konuyu başkalarına anlatmak ve başkalarıyla tartışmak veya grup içerisinde fikir alışverişinde bulunmak bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
İçsel-özedönük zekâ; kişinin kendi duygu ve düşüncelerini tanıması, güçlü ve geliştirmesi gereken yönlerinin farkında olması ve kendini değerlendirebilmesiyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler kendi duygu ve düşünceleri üzerine düşünmeye daha yatkındır.
Bireysel çalışmalarda kendilerini daha rahat hissedebilir, kendi hedeflerini belirlemekten ve çalışmalarını kendi planlarına göre yürütmekten hoşlanabilirler.
Günlük tutmak, bireysel çalışmalar yapmak, hedef belirlemek ve öz değerlendirme yapmak içsel zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken kendi çalışma planını oluşturmak, öğrendiklerini kendi kendine değerlendirmek veya bireysel hedefler belirlemek de bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
Doğacı zekâ; doğayı, canlıları ve çevrede bulunan farklı özellikleri gözlemleme, ayırt etme ve sınıflandırma becerileriyle ilgilidir.
Bu alanda güçlü bireyler doğaya, hayvanlara ve bitkilere ilgi duyar. Çevresindeki değişiklikleri ve canlılar arasındaki farklılıkları daha kolay fark etmeye meyillidir.
Doğayı gözlemlemekten, araştırmaktan ve canlıları özelliklerine göre sınıflandırmaktan keyif alabilirler.
Doğa gezileri, bitki yetiştirmek, hayvanları ve bitkileri incelemek, gözlem yapmak ve farklı canlıları sınıflandırmak doğacı zekâsı güçlü bireylerin kendilerini daha rahat hissettiği etkinliklerdendir.
Ders çalışırken konuları gerçek yaşamdan ve doğadan örneklerle ilişkilendirmek, gözlem yapmak veya bilgileri özelliklerine göre gruplandırmak da bu bireylerin öğrenme sürecini destekleyebilir.
Bir çocuk yalnızca “sözel zekâsı güçlü” veya “matematiksel zekâsı güçlü” şeklinde değerlendirilemez. Her birey bu zekâ alanlarının tamamına farklı düzeylerde sahip olabilir ve birden fazla alanda güçlü yönler gösterebilir.
Üstelik bu alanlar değişmez değildir. Bireyin yaşadığı çevre, aldığı eğitim, edindiği deneyimler ve ilgilendiği alanlar zaman içerisinde farklı becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabilir.
Bu nedenle Çoklu Zekâ Kuramı’nı bireyleri belirli gruplara ayırmak için değil, güçlü oldukları alanları fark etmek ve öğrenme süreçlerini buna göre çeşitlendirmek için kullanmak gerekir.
Bu yaklaşım, bireyin kendisine daha uygun öğrenme yöntemlerini keşfetmesini sağlayarak öğrenme sürecini daha kolay ve rahat hâle getirebilir.
Her birey aynı bilgiyi aynı yöntemle öğrenmek zorunda değildir. Bir kişi yazarak daha kolay öğrenirken, bir diğeri görsellerden yararlanarak, başka biri ise hareket ederek veya arkadaşlarıyla çalışarak daha fazla verim alabilir.
Bu nedenle ders çalışırken tek bir yönteme bağlı kalmak yerine farklı yöntemler denenebilir ve kişi kendisi için doğru çalışma yöntemini bulabilir.
Konuyu yazarak tekrar etmek, şema oluşturmak, sesli anlatmak, bir başkasına öğretmek, uygulama yapmak veya bilgileri günlük hayatla ilişkilendirmek bunlardan yalnızca birkaçıdır.
Burada amaç, her birey için kesin bir öğrenme yöntemi belirlemek değildir. Kendimizi hangi alanlarda daha rahat hissettiğimizi keşfetmek ve bize uygun yöntemlerden yararlanmaktır.
Her birey birbirinden farklıdır. İlgi alanlarımız, güçlü yönlerimiz, öğrenirken ve öğretirken kullandığımız yöntemlerimiz de aynı olmak zorunda değildir.
Çoklu Zekâ Kuramı, zekâyı yalnızca sınav sonuçları, matematik başarısı veya sözel beceriler üzerinden değerlendirmek yerine farklı yönleriyle ele almamızı sağlar.
Bir birey kelimelerle kendini gösterirken bir diğeri sayılarla, müzikle, hareketle veya insanlarla kurduğu iletişimle kendini gösterebilir.
Belki de sormamız gereken soru “Ne kadar zekiyim?” değil, “Hangi alanlarda daha güçlüyüm? Bunu öğrenirken nasıl kullanabilirim?” sorusudur.
Sen de Çoklu Zekâ Testi’ni çözerek hangi zekâ alanlarında daha güçlü olduğunu keşfedebilir ve sana uygun öğrenme yöntemlerini bulabilirsin.
Bu yazıyı okuyanların ilgisini çekebilecek diğer içerikler.
Hedef belirlemek, istediğimiz yere ulaşabilmek için önemli bir adımdır. Peki bunu doğru şekilde nasıl yapmalıyız?
“Sınav kaygısının nedenlerini keşfedin ve sınav sürecini daha sakin ve kontrollü geçirmek için uygulayabileceğiniz yöntemleri öğrenin.”
Oryantasyon Haftasında Çocukların Asıl İhtiyacı Ne?